(5395 S. K. m. 23) (5237 S. K. m. 265) (765 S. K. m. 271) (647 S. K. m. 4)
Dava: İ. K.'u kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten ve görevli memura direnmekten, izinsiz silah taşımaktan A. Ö., işbu kavgaya katılmaktan sanık M. M.'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda, A.'ın hükümlülüğüne, M. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.09.2007 gün ve 264/461 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Sanık M. M. hakkında yaralamaya azmettirme, görevli memura etkin direnme suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, 5395 Kanunun 23/7 maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, itiraz mercii tarafından verilen kararlar kesin olduğundan, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
2- Sanık A. Ö. hakkında görevliye etkin direnme, bıçakla yaralama ve yasak bıçak taşımak suçlarından kurulan hükümler ile ilgili olarak,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde görevli memura etkin direnme ve yasak bıçak taşımak suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, tahrikin varlığına cezanın ertelenmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A) Sanığın kendisini ve arkadaşını karakola götürmek isteyen görevli polis memurlarına karşı bıçak çekerek küfrettiği, siz kim oluyorsunuz, bizi alamazsınız, alayınızı doğrarım diye bağırdığı, görevli polis memuru İ.'i bıçakla yaşamsal tehlike olmaksızın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda, sanığın görevli memura silahla etkin direnme suçunu işlediği sırada 5237 sayılı TCK nun 265/5. maddesinde öngörülen kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmediği, bu nedenle ayrıca kasten yaralama suçundan hükümlülük kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
B) Kabule göre,
a- Sanığın görevli memuru yaralama suçu ile ilgili olarak 765 sayılı TCK nun 271. maddesi ile cezanın arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b- Sanık hakkında yasak bıçak taşımak suçundan verilen hapis cezasının sanığın geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimine göre 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca paraya çevrildiği halde, bıçakla yaralama suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının aynı gerekçelerle paraya çevrilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 09.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy