(765 S. K. m. 55, 343) (5237 S. K. m. 7) (1412 S. K. m. 326) (5271 S. K. m. 307, 231)
Dava: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak;
1) 1412 sayılı CMUY'nin 326/son ve 5271 sayılı CMY'nin 307/4. maddesinde düzenlenen kazanılmış hak ilkesinin, sonuç ceza miktarına ilişkin olup, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın, 5320 sayılı Yasa'nın 8/2. maddesinde öngörülen yetkiye dayanarak yaptığı iade işleminden önce 07.09.2004 gün ve 33-7 sayı ile verilen mahkumiyet hükmünün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, yeniden hüküm kurulurken lehe olduğu tespit edilerek uygulama yapılan 765 sayılı TCK'nın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulandıktan sonra sonuç cezanın, önceki ceza miktarından fazla olması halinde kazanılmış hak ilkesi gereğince, sonuç cezanın önceki ceza miktarına indirileceği gözetilmeden, 765 sayılı TCK'nın 343/2. maddesi gereğince belirlenen temel cezanın, CMK'nın 307/4. maddesi gereğince önceki ceza olan 82 YTL'ye indirildikten sonra TCK'nın 55/3. maddesinin uygulanması yasaya aykırı,
2) Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231/5 ve TCK'nın 7/2. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy