(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Karar: I- Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan hapis cezasının süresi itibariyle 5728 S.Kanun ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun biçimde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCK.nun 7 ve 5252 s.Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca lehe Kanun belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin soruşturmanın eksik yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizine gelince;
Sanığın, Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan Nüfus Cüzdanını kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla, nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun biçimde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin soruşturmanın eksik yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Dolandırıcılık suçuna konu değerin pek fahiş olduğu anlaşılmasına göre, 765 s.Kanunun 522. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel olarak 5237 S.Kanunun 61/e maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkı kullanılması gerektiği de gözetilerek, 5252 S.Yasanın 9/3. maddesi uyarınca; suç gününde yürürlükte olan 765 S. TCK. ile 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 S. TCK.nun olaya ait bütün hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek biçimde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanunun belirlenmesi yerine, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan 5237 S. TCK.nun lehe olduğu kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması kanuna aykırı,
2- Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli 26781 s. Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 s.Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 s. CMK.nun 231. ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç. Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 S.Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 S. CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy