(5320 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 237, 238)
Dava: Sanığın, şikayetçi Hazineye karşı dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, eylemin yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturduğundan bahisle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik şikayetçi Hazine vekilinin eylemin dolandırıcılık suçu oluşturduğuna dair temyiz istemi suçun nitelendirilmesine yönelik olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine ait ek karar kaldırılarak mahkumiyet yönelik olarak yapılan incelemede;
Karar: 5320 S. CMK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 4. maddesi uyarınca 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasası yürürlüğe girdiği 01.06.2005 gününden itibaren görülmekte olan tüm kovuşturmalarda uygulanacağından aynı kanunun 237/1 maddesinde Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. ve 238/1. maddesinde ise katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi, veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur hükümleri karşısında; şikayetçi Hazine vekilinin duruşmadaki sanığın haksız olarak para alması sebebiyle Hazinenin zarar gördüğünden müdahilliğine karar verilmesi istemi hakkında gerekçesi açıklanmadan reddine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 S. Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 S. CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy