TEBLİĞNAME : 1-B/09/82595
MAHKEMESİ :(BATMAN) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :20.11.2008-156/302
SUÇ :Adam öldürmek
Eşi Ş.. A..'ı öldürmekten sanık M.. A..'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BATMAN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.11.2008 gün ve 156/302 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanığın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar aynı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi kararlardan olduğundan ve temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu suçtan kurulan hükmün, mahallince incelenmek üzere temyiz incelemesi dışı tutulmasına karar verilmiştir.
2- Sanığın kasten eşini öldürme suçu yönünden yapılan incelemede;
a)Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 28.12.2006 günlü raporu ile cezai ehliyeti etkileyecek veya ortadan kaldıracak herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı tespit edilemediği ancak 21.09.2007 günlü raporu ile “Bipolar Duygu Durum Bozukluğu” denilen ruhsal rahatsızlığın saptandığı, bu rahatsızlığın ceza ehliyetini ortadan kaldıracak depresyon ve manik ataklarla seyrettiği, suç tarihinde ceza ehliyetini ortadan kaldıracak psikotik mani epidozu evresinde olduğu, ceza ehliyetinin olmadığına dair mütalaa verildiği,
Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 17.03.2008 günlü raporu ile sanığın cezai sorumluluğunun tam olup, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/1 veya 32/2.maddelerinin tatbikine mahal bulunmadığının bildirildiği,
Mahkemece Gözlem İhtisas Dairesi raporları ile 4. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek rapor düzenlenmesinin istenmesi üzerine;
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun, sanığı bizzat muayene etmeden adli tahkikat dosyası ile sanık hakkında düzenlenen raporları değerlendirerek
25.09.2008 günlü raporu ile sanığın 23.02.2006 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğu tam olup hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/1 veya 32/2.maddelerinin tatbikine mahal bulunmadığına oy çokluğu ile karar verildiğinin bildirdiği,
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun benzer bir olayla ilgili olarak verdiği 30.04.1998 gün ve 62 sayılı mütalaasında; sonuç olarak “29.01.1995 tarihinde sanığı bulunduğu “kasten iki kişiyi öldürmek” suçuna karşı cezai ehliyeti sorulan K. oğlu 1971 doğumlu K. B.un 30.04.1998 günü Adli Tıp Genel Kurulunda yapılan “muayenesinde” bradıpsisi ve bradikinezi dışında klinik seviyede belirğin psikopatalojik araz tesbit edilmediği, her ne kadar kişi hakkında Adli Tıp Genel Kurulunca 15.12.1996 tarihli (paranoid sendrom) tanısı ile ceza ehliyetini haiz olmayıp TCK.nun 46. maddesinin tatbikinin uygun olduğu” şeklinde mütalaa düzenlenmiş ise de, bu mütalaanın kişinin Genel Kurulda muayene edilmeden dosyada mevcut Bursa Devlet Hastanesindeki muayenesi ve Gözlem İhtisas Dairesindeki müşahadesinden sonra düzenlenen raporda mevcut “TCK.nun 47. maddesinin tatbiki” şeklindeki kararına mehaz olan bu teşhisin ve bu teşhise neden olan bulguların irdelenmesi ve aynı tanı ile “TCK.nun 46. maddesinin tatbikinin uygun olduğu” tıbbi kanaatine varılarak düzenlenmiş olduğu; mahkemenin tereddütü sonucu dosyanın tekrar Genel Kurula gönderilmesi üzerine şahsın 30.04.1998 tarihinde Genel Kurulda yapılan muayenesi ile daha önceden 4. İhtisas Kurulunda 31.07.1995 ve 13.10.1995 tarihlerinde iki kez yapılan muayenelerinde tesbit edilen ve aynı mahiyette oldukları anlaşılan bulgular ile kişi hakkında bugüne kadar düzenlenmiş tüm tıbbi belgelerin ışığında dava dosyasının yeniden değerlendirilmesinde, sanığın suç tarihinde ve halen cezai ehliyetini müessir ve kişide irade, şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya ceza azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığına musab olmadığı 4. İhtisas Kurulunun 01.09.1997 günlü mütalaasındaki “şizofreni” tanısına dayanak teşkil eden ve Genel Kurulca yapılan muayenesinde de saptanan bradikinezi ve bradipsisi bulgularının da bir akıl hastalığı mesabesinde olmadığı tıbbi kanaatine varıldığı cihetle, K. B.’un 29.01.1995 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı ceza ehliyeti tam olup, hakkında TCK.nun 46 ve 47. maddelerinin tatbikine mahal olmadığı tavzihen ve tashihen oybirliği ile mütalaa olunur” denilmiş olması karşısında sanığın ceza ehliyeti yönünden benzer çelişkilerin mevcut olduğu, dava konusu olay yönünden de sanığın adli tahkikat dosyası ile birlikte yeniden Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevk edilerek, Genel Kurulda “sanığın bizzat muayenesi” yapıldıktan sonra cezai ehliyeti ile ilgili rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm tesisi,
b) Kabule göre de; öldürme eylemi, uyumakta olan ve kendisini savunamayacak durumda bulunan maktüle karşı işlendiği halde, 5237 sayılı TCK.nun 82. maddesinin “e” bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA) 20.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy