(5271 S. K. m. 8, 150, 188, 231, 234, 237, 238, 326) (1412 S. K. m. 266, 317) (5395 S. K. m. 17)
Dava: M. Y.'yi kasten birlikte öldürmekten sanıklar M. B. ile R. Ş., izinsiz silah taşımaktan sanık M. B.'in yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin İstanbul Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/05/2006 gün ve 383/99 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı, sanıklar ile müdahil Cavidan vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Sanık hakkında verilen 24.05.2006 tarihli hüküm, 31.05.2006 tarihli dilekçe ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca, dosyanın onanması istemini içeren sanığın 30.06.2009 tarihli dilekçesi temyizden vazgeçme olarak kabul edilmekle, sanık müdafiinin temyiz isteminin;
Katılan C.'ın, sanık M. hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, bu suçtan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin;
CMK. nun 266/1 ve CMUK. nun 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş ve sanık M. hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hüküm inceleme kapsamı dışında tutulmuştur.
2- Sanık M. hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan silinme koşulları oluşmamış mahkumiyeti bulunduğundan, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin yasal olarak uygulanması olanağının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
3- a) Sanık R. hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
CMK. nun 188/1. maddesi uyarınca duruşmaya gelmeyen sanık R. vekilinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde CMK. nun 150/3. maddesi uyarınca yeniden zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeden, adı geçen sanık müdafiinin hazır bulunmadığı celse karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması;
b) Sanıklar M. ve E. hakkında açılan davalar yönünden 25.11.2004 tarihli oturumda davaya katılmasına karar verilen maktulün eşi C.'a, sanık R. hakkında 29.04.2005 tarihli iddianame ile açılan ve 04.05.2005 tarihinde verilen birleştirme kararı ile yürütülen yargılama aşamasında, sanık R. yönünden de yasal hakları hatırlatılarak davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK. nun 234, 237 ve 238. maddelerine aykırı davranılması;
c) Adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçlarından hakkında kamu davası açılan ve yaş küçüklüğü nedeniyle dosyası ayrılan sanık E. Ç. hakkındaki İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/3760 sayılı dava dosyası ile, incelemeye konu dosya arasında CMK. nun 8. maddesi uyarınca bağlantı bulunduğundan, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 17/3 maddesi uyarınca birleştirme olanağının araştırılması, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın bu dosya içerisine konulması ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi;
d) Yargılama giderlerinin her bir sanık yönünden ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle CMK. nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık R. müdafii ile Cumhuriyet Savcısı ve katılan C. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenlerle kısmen re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy