(5237 S. K. m. 37, 38, 62, 81, 82, 141)
Dava ve Karar: Selahattin'i tasarlayarak öldürmekten ve hırsızlıktan sanık Mehmet, işbu suça azmettirmekten ve hırsızlıktan sanık Selçuk'un yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine, hırsızlık suçundan sanık Selçuk'un beraatına ilişkin Denizli İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.11.2008 gün ve 26/374 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Mehmet ve Selçuk'un suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Mehmet'in tasarlayarak öldürme ve hırsızlık suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mehmet müdafiinin sübuta, sanık Selçuk müdafiinin sanığın iştirakinin TCK'nın 62. maddesinden önce, 38. maddesinin sonra uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1) Sanık Mehmet'in tasarlayarak öldürme ve hırsızlık suçları yönünden kurulan kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin teblignamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2) Sanık Selçuk'un öldürme suçu yönünden;
Dosya kapsamına göre, maktul Selahattin'in sanık Mehmet'in ablası, sanık Selçuk'un ise teyzesi olan müdahil Dudu ile birlikte nikahsız yaşadığı, maktul ile Dudu'nun olaydan 4 ay kadar önce Dudu'nun babasından kalan eve yerleştikleri, nikahsız yaşamaları sebebiyle rahatsızlık duyan sanık Mehmet'in maktulü öldürmeyi tasarladığı, bu düşüncesini sanık Selçuk'a söylediği, olay günü sanık Mehmet'le sanık Selçuk'un maktulü araziyi gezme bahanesiyle yanlarına alıp, sanık Mehmet'in kullandığı araçla götürdükleri, arka koltukta oturan Selçuk'un önündeki maktulün ensesine tabancasını dayadığı, her iki sanığın maktulü indirip kollarını bağladıktan sonra dövmeye başladıkları, vaktin gündüz olması ve çevreden görülebilecekleri nedeniyle maktulü bağlı bir şekilde tekrar araçlarına alarak bu kez olay mahalline getirdikleri araçtan indirdikten sonra tekrar dövmeye devam ettikleri, bu sırada sanık Mehmet'in sanık Selçuk'tan aldığı tabanca ile maktulü, ensesine ve kafasına ateş ederek öldürdüğü, bu eyleminden sonra sanık Mehmet'in maktulün boynundaki altınları aldığı, akabinde her iki sanığın da maktulün cesedini bir çukura atıp üzerini kayalarla kapattıkları olayda;
Sanık Selçuk'un, fiili sanık Mehmet'le birlikte işlediği ve olayın faali olduğu anlaşılmakla; sanığın fail olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine, suçun niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde 82/1-a, 38/3, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, C. Savcısının temyiz itirazı bu sebeple yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi hükmün değişik gerekçe ile teblignamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy