TEBLİĞNAME : 1-B/09/197858
MAHKEMESİ :TARSUS Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :02/06/2009 -59/183
SUÇ :Adam öldürmek, adam öldürmeye teşebbüs ve yaralama
Adam öldürmek, adam öldürmeye teşebbüs ve yaralama suçlarından L..Ç.. ile F.. Ç.. haklarında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak F.. Ç..'in TCK.nun 82/1-a,35/2,62,86/1,21/2,87/1-d-son,62 (3 kez),765 sayılı TCK.nun 77/1 maddeleri, L.. Ç..'in 82/1-e, 21/2, 31/3, 62, 82/1-a, 35, 29, 62, 86/1, 21/2, 87/1-d-son, 31/3, 62 (3 kez) ve 765 sayılı TCK.nun 77/1 maddeleri gereğince hükümlülüklerine dair (TARSUS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/06/2009 gün ve 59/183 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlüler müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.İddianamede; hükümlülerin M..B..’u öldürmeye karar verdikleri, bu amaçla seyyar satıcıdan baklava alıp dilimlerin arasına zehir koyarak paket yapıp köy minibüsü ile M.. B..’a adına yolladıkları, baklavadan yiyen Harun’un öldüğü, mağdurlar Suna, Figen ve Vasfi’nin ise hayati tehlike geçirecek şekilde zehirlendiklerinin belirtilmesi karşısında, kesinleşen hükümde 765 sayılı TCK.nun 52 ve 79. maddeleri gereğince M.. B...a yönelik eylemleri nedeniyle hüküm kurulmadığı, ancak M.. B..’a karşı eylemlerinin iddianame metninde dava konusu yapıldığı anlaşılmakla, yapılan uyarlama sırasında hükümlülerin M.. B..’a karşı eylemleri nedeniyle TCK 82/1-a, 35 maddeleri gereğince hüküm kurularak karşılaştırma yapılmasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususa ilişen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2.Hükümlüler F.. Ç.. ve L.. Ç..hakkında 765 Sayılı TCK.nun 52. maddesi delaletiyle 64, 449/2,51/1,55/3,59; TCK.nun 52. maddesi delaletiyle 64, 449/2,62,51/1,55/3,59 ( 3 kez); 77. maddeleri gereğince kurulup Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Yasası'nın 7/2 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi gereğince yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlüler müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A)Dosya kapsamına göre; hükümlüler Figen ve Levent'in M..B..'u öldürmeye karar verdikleri, bu amaçla seyyar satıcıdan baklava alıp dilimlerin arasına zehir koyarak paket yapıp M..B..'a gönderdikleri, zehirli baklavadan yiyen Harun'un öldüğü, mağdurlar Suna, Figen ve Vasfi'nin ise hayati tehlike geçirecek şekilde zehirlendikleri, mağdur Mehmet’in ise zehirli baklavadan yemediği ve bir rahatsızlık geçirmediği olayda; 5237 sayılı TCK.nun 30. maddesinin hedefte hata sonucu insan öldürme suçunu düzenlemediği de gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nu kapsamında eylemin, mağdur Mehmet Bozkurt’u öldürmeye teşebbüs, maktul Harun’u olası kast ile öldürme ve mağdurlar Suna, Figen, Vasfi’yi ise olası kastla yaralama suçlarını oluşturduğu dikkate alınarak, buna göre 765 sayılı TCK.nu ile 5237 sayılı TCK.nun tüm hükümlerinin somut olaya uygulanması sonucunda, 5237 sayılı TCK hükümlerinin açıkça lehe olduğu anlaşıldığından, tüm suçlar yönünden 5237 sayılı TCK hükümleri gereğince uygulama yapılarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, 765 sayılı TCK.nun 68-77. maddelerindeki ilkelere göre hürriyeti bağlayıcı cezaların toplanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
B)Kabule göre de;
a)Hükümlüler F..Ç.. ve L.. Ç..hakkında mağdur M.. B..'u öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden;
M.. B..’un herhangi bir rahatsızlık geçirmediği olay nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nun 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, tehlikenin ağırlığına göre alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine 20 yıl hapis cezası verilerek fazla ceza tayini,
b)Hükümlü Levent hakkında maktul Harun’u olası kast ile öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Suç tarihinde 15 yaş içerisinde olan hükümlü Harun hakkında 5237 Sayılı Yasanın 9 ila 12 yıl arasında hapis cezası öngören 31/3. maddesinin uygulanması sırasında, sanığın yaşı dikkate alınarak alt ve üst sınır arasında makul bir ceza yerine üst sınırdan ceza verilmesi,
c)Hükümlüler Figen ve Levent hakkında mağdurlar Suna, Figen ve Vasfi'yi olası kast ile yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
aa)Olası kast ile yaralama suçlarında TCK.nun 21/2 maddesinin TCK 86/1, 87/1-d-son maddelerinden sonra uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
bb)Mağdure Figen'in suç tarihi itibari ile 3 yaşında olduğu ve beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunduğu anlaşıldığı halde, hükümlüler hakkında TCK 86/3-b maddesi yollamasıyla TCK 87/1-d-son maddesi gereğince verilecek cezanın 5 yıldan aşağı olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlüler müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA ), 10/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy