(5237 S. K. m. 82)
Dava: Kardeşi A
İ
yi tasarlayarak öldürmekten sanık H
İ
, işbu kızının öldürülmesine yardımdan sanıklar M
İ
ile A
İ
nin yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine, A
nın beraatine ilişkin HATAY Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/01/2009 gün ve 363/27 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar H
ile M
müdafii taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık M
hakkında duruşmalı, sanık H
nin duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız, C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Sanıklar M
ve H
nin sabıka kayıtları getirtilip incelenmeden hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar M
ve H
nin suçlarının sübutu kabul, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık M
müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede, sübuta, tanık Hasan'ın gerçeği söylemediğine; sanık H
müdafiinin haksız tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Dosya içeriğine göre; Maktulenin ve sanık H
nin dayısı, sanık M
nin kayınbiraderi olan tanık Hasan İnal'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasında değişmeyen ifadelerinde; maktulenin erkek arkadaşı ile Antalya iline kaçtıktan sonra ağabeyi Yakup ve dayısı Hasan tarafından bulunup geri getirildiğini, maktulenin babası sanık M
ve amcası sanık A
nın, maktulenin evden kaçarak namuslarına leke getirdiğini, bu nedenle öldürülerek namuslarının temizlenmesi gerektiğini söyleyip, maktuleyi öldürmesi konusunda sanık H
yi azmettirdiklerini anlatması; sanık M
.nin kardeşi olan Ş
İ
nin da olaydan hemen sonra kollukta alınan ifadesinde, M
yi bu kızı yakın zamanda evlendirip kısmetine veririz diye söylediğinde M
nin, maktuleyi gözden çıkardıklarını, oğlu H
nin maktuleyi öldürmesi gerektiğini söylediğini, ikna etmeye çalışmasına rağmen sanık M
nin kendisini dinlemediğini, bu nedenle yanından ayrıldığını, bir saat kadar sonra silah sesleri üzerine M
.nin evine gittiğinde maktuleyi ölmüş olarak gördüğünü söylemesi; sanıkların yakın akrabası olan tanıkların sanıklara suç atmasını gerektirecek bir neden bulunmaması karşısında; sanık A
nın, maktülenin öldürülmesi olayına sanık M
ile birlikte azmettiren olarak katıldığı, sanıkların, öldürme suçunu tasarlayarak ve töre sakiyle işledikleri anlaşıldığından;
Sanıklar M
. ve A
.nın tasarlayarak ve töre saikiyle öldürmeye azmettirme suçundan 5237 sayılı TCK'nun 82/l-a.d,k maddesi; sanık H
nin tasarlayarak ve töre saiki ile akrabayı öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nun 82/1-a.d,k maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, sanıklar M
. ve H
.nin tasarlayarak akrabayı öldürme suçundan TCK.nun 82/1-a-d maddesi ile cezalandırılmalarına, sanık A
.nın ise beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar M
. ve H
. müdafileri ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnemadeki düşünce gibi BOZULMASINA, 01.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
01/02/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı İbrahim Öcalan'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık M
İ
müdafii Avukat İnayet Taş'ın yokluğunda 04/02/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy