Tebliğname No : 1 - 2009/290013
MAHKEMESİ : Bafra Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 23/09/2009, 2009/64 (E) ve 2009/138 (K)
SUÇ : Kasten yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık Yılmaz müdafiinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımayan ve süresinden sonra gerçekleşen duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların mağdura yönelik eylemlerinin sübutu kabul, sanık Yılmaz yönünden haksız tahrike, sanık Aziz yönünden haksız tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin derecesi ve niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Yılmaz müdafiinin sübuta, haksız tahrikin derecesine, lehe hüükümlerin uygulanması gerektiğine vesaireye;sanık Aziz müdafiinin sübuta ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A-Oluşa ve dosya kapsamına göre;babası Abdülaziz ile berebar ortak oldukları fabrikanın arazisinin Abdülaziz tarafından diğer çocuklarına satılması nedeni ile fabrikanın idari binasının yapılmasındaki katkısına karşılık Abdülaziz'den ilama dayalı olarak alacaklı bulunan mağdur Oktay'ın, alacaklı olduğunu ileri sürerek suç tarihinde mülkiyeti kendisine ve borçlu babası Abdülaziz'e ait olmayan fabrikadaki makinaların satımını uzun süredir engellediği, mağdurun kardeşi olan sanık Aziz'in, söz konusu fabrikadaki bir kısım makinaları tanık E.. A..'a 9000 TL bedel ile sattığı, olaydan bir gün önce makinalara bakmak için gelen tanık Ekrem'e ait aracı gören mağdurun, Ekrem'i arayarak makinaları almamasını istediği, bu durumdan haberdar olan ve makinaları satmak isteyen sanık Aziz'in, azmettirerek olay günü av tüfeği ile fabrikaya bıraktığı sanık Yılmaz'ın, fabrikadaki makinaların söküldüğünü görmesi üzerine fabrikanın dışından kendisine hakaret edip fabrikadan içeri girmek isteyen mağdurun arkasında bulunduğu 1,60 metre yükseklikteki demir kapıya 8,35 metre mesafeden korkutmak amacı ile iki kez ateş ettiği, ilk atışın demir kapının mağdurun yaklaşık 2,5 metre sağındaki alt kısmına isabet ederek kapıyı deldiği, ikinci atış üzerine demir kapının yine mağdura göre sağında bulunan parmaklıklarından seken saçma tanesinin sol omzuna isabeti nedeni ile mağdurun hayati tehlike geçirmeksizin etkisi basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı olayda;
Sanık Yılmaz'ın, imkanı olduğu halde mağduru doğrudan hedef alarak ateş etmediği, sanıkların asıl amaçlarının mağduru tehdit etmek olduğu, sanık Yılmaz'ın, tehdit kastıyla ateş ederken demir kapının yan tarafında bulunan mağdurun saçmaların sekmesi sonucu isabet alarak yaralandığı, TCK'nun 44. Maddesi uyarınca, sanıkların işlediği bir fiil ile hem silahlı tehdit hem de yaralama suçlarını işledikleri anlaşıldığı halde, daha ağır cezayı gerektiren silahlı tehdit suçundan sanık Yılmaz'ın TCK'nun 106/2-a,29/1;sanık Aziz'in aynı Kanunun 38. maddesi yollaması ile 106/2-a,29,62 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama ve kasten yaralamaya azmettirme suçlarından hüküm kurulması,
B- Kabule göre;
a-Sanık Aziz'in kasten yaralamaya azmettirme eylemini kardeşine yönelik işlediği anlaşıldığı halde, TCK.nun 86/3.maddesinin "e" bendinin yanında "a" bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanık Yılmaz hakkında temel cezayı düzenleyen ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 86/1. maddesinin uygulanması sırasında, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin boyutu dikkate alınarak temel ceza alt sınırdan belirlenmesi gerekirken, dosya içeriğini uygun düşmeyecek gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Sanık Yılmaz hakkındaki hükümde; 5237 sayılı TCK.nun 53. Maddesinin uygulanması sırasında 53/1-c maddesindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından kısıtlılık süresinin belirlenmesinde kendi alt soyu üzerindekiler ile diğer kişiler üzerindekiler arasında bir ayrım yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 03/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy