Tebliğname No: 1 - 2010/95322
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 10/11/2009, 2009/335 (E) ve 2009/394 (K)
SUÇ: Kasten insan öldürmeye teşebbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İsmail'in mağdur Müslüm'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı nedenlerin niteliği takdir kılınmış, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında harhangi bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık İsmail'in bir sebebe dayanmayan, sanık İsmail müdafiinin eksik incelemeye, vasfa, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile,
A) Mağdurun dosyada yer alan onaylı nüfus kayıt örneğine göre, suç tarihinde 18 yaşını doldurmadığı, dolayısıyla TCK.nun 6/b fıkrası uyarınca "çocuk" olduğu anlaşıldığı halde, sanığın işlediği fiilin 5237 sayılı TCK.nun 82/1-e fıkrasında düzenlenen suçun kanuni tipine uyduğu gözetilmeksizin, vasıfta hataya düşülerek, sanık hakkında yazılı şekilde TCK.nun 81/1.maddesi uyarınca hüküm kurulması,
B) Kabule göre;
Sanık İsmail'in bıçak ile mağdur Müslüm'ü sol scapula altından üç darbe ile yaraladığı, bunlardan toraksa ve batına nafiz olan darbenin mağdurda
hemopnömotoraksa, sol diyafragma kesisine, dalağının alınması nedeniyle duyu ve organların sürekli işlev kaybına yol açan dalak yaralanmasına ve yaşamsal tehlikeye sebebiyet verdiği olayda, 9 ile 15 yıl arasında hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK.nun 35.maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak üst sınıra yakın ceza tayini yerine, yazılı şekilde 12 yıl olarak eksik ceza tayini,
C) Hak yoksunluklarına ilişkin hüküm fıkrasında, TCK.nun 53/3.fıkrası uyarınca aynı maddenin 1-c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, aynı fıkranın a,b,c,d ve e bentlerindeki diğer haklarından hakkında verilen cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), aleyhe temyiz olmadığından sanık İsmail'in kazanılmış haklarının CMUK.nun 326.maddesi uyarınca korunmasına, 11/04/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy