TEBLİĞNAME : 1-B/ 2010/107814
MAHKEMESİ :(BURSA) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :23/10/2009-107/324
SUÇ:Adam öldürmek, gasp ve ırza geçmek
Adam öldürmek, gasp ve ırza geçmek suçlarından L.. M.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 82/1-h, 149/1-a, 416/1 ve 765 sayılı TCK.nun 73. maddeleri gereğince 4 ay hücre cezası olmak üzere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla hükümlülüğüne dair (BURSA) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/10/2009 gün ve 107/324 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Saldırgan sarhoşluk suçundan 5326 sayılı Kanunun 35. Maddesi uyarınca kurulan hüküm, 5326 sayılı Kanunun 29. ve 5275 sayılı Kanunun 98 ve 101 maddesi gereğince itiraz yoluna tabi olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından mahallince değerlendirilmek üzere temyiz incelemesi dışı bırakılmıştır.
2) Hükümlü hakkında onanarak kesinleşen 30.09.1999 tarihli “idam” kararı üzerinde 4771 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme yapılarak 23.09.2002 tarihinde verilen hükmün resen temyize tabi olması nedeniyle yapılan incelemede Dairemizin 03.10.2003 günlü 2003/568-2180 sayılı bozma ilamı üzerine mahkemece duruşma açılarak 16.01.2004 tarihinde verilen, “idam” cezasının 4771 sayılı Kanunun 1/A maddesi uyarınca “müebbet ağır hapis” cezasına çevrilmesine ve zorla ırza geçme ve gasp suçlarından verilen muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezaların 765 sayılı TCK’nun 73.maddesi uyarınca hücre cezasına dönüştürülmesine ilişkin kararın, “idam cezasından dönüştürülen müebbet ağır hapis” cezasının 5218 sayılı Kanunun geçici 11. maddesi uyarınca “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına dönüştürülmesine ilişkin evrak üzerinde verilen 07.09.2004 tarihli ek kararla birlikte resen temyize tabi olmasıyla incelenen ve Dairemizin 21.01.2009 günlü ve 2008/5897-2009/97 sayılı Bozma ilamı üzerine 5237 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi de dikkate alınarak yeniden duruşma açılarak kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
A) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 03.06.2008 günlü 2008/1-89-158 sayılı kararı uyarınca dosya içeriğine ve kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nun 34 ve 230 maddelerine aykırı davranılması;
B)Zorla ırza geçme suçundan lehe yasanın tespiti sırasında 765 sayılı TCK.nun hükümleri uyarınca verilen ve kesinleşen cezanın lehe olduğunun anlaşılması halinde uyarlama isteminin reddine karar vermek gerekirken infazda karışıklığa neden olacak şekilde aynı hükmün yeniden kurulması;
C)Uygulamaya göre de; 765 sayılı TCK.nun 416/1.maddesi uyarınca verilen “7 yıl hapis” cezasının doğal sonucu olarak aynı kanunun 31 ve 33. maddelerinin de uygulanmasına karar vermek gerektiğinin düşünülmemesi;
Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, öldürme ve yağma suçlarından kurulan kararların da aralarındaki hukuki ve fiili irtibatı nedeniyle resen de temyize tabi bulunan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 20/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.