Tebliğname No : 1 - 2010/162910
MAHKEMESİ : Ordu Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 27/10/2009, 2009/160 (E) ve 2009/175 (K)
SUÇ : Kasten yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Yaşar'ın suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a-Sanığın tabancayla yakın mesafeden mağdur Erdal'a ateş ettiği, sol lomber bölgeden giren ve aynı hiza sırt orta bölgeden çıkan mermi çekirdeğinin mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; kullanılan vasıtanın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, yara yeri ve yaranın niteliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemi kasten öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğundan, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken suç niteliğinde yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Oluşa, dosya içeriğine ve kabule göre; ilk haksız hareket olaydan bir gün önceki tartışma sırasında mağdura tokat atan sanıktan kaynaklanmakta ise de, olay günü mağdurun sanığa küfür edip yumruk atarak basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralaması nedeniyle tahrikte denge sanık lehine
bozulduğundan, TCK.nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle sanık lehine asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Kabule göre de;
5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca yalnızca kendi alt soyu açısından şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 15/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy