MAHKEMESİ : (ESKİŞEHİR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 28.03.2008 - 699/126
SUÇ : Mala zarar vermek
TEBLİĞNAME : 1-B/09/239554
Mala zarar vermekten sanık M.. B..'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ESKİŞEHİR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2008 gün ve 699/126 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık M.. B.. müdafii ve müdahil A.. A.. vekilinin yasal süresinde temyiz talebi üzerine, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2008 gün ve 699/126 sayılı kararı ile sanık Murat hakkında mala zarar verme suçundan sonuç olarak verilen “4 ay hapis cezasına” ilişkin hüküm yönünden yapılan inceleme sonucu, Dairemizin 31.03.2010 tarih ve 2009/9279 esas – 2010/1942 karar sayılı ilamı ile “sanık Murat hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde verilen para cezası 5271 sayılı Yasanın 50/5 maddesi de dikkate alındığında miktar bakımından kesin nitelikte olduğundan, sanık müdafii ile müdahil Adem vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir” denilerek inceleme dışı bırakıldığı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26.04.2010 tarihinde Dairemizce verilen bu karara yönelik yapılan itiraz üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 tarih ve 2010/1-7, 2010/132 sayılı kararı ile “sanık hakkında katılan A.. A..'a karşı işlemiş olduğu mala zarar verme suçundan dolayı 5237 sayılı TCY'nın 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezasına hükmolunduğu, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde samimi bir pişmanlık duyduğunun gözlenmemesi ve suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCY’nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına ve bu konudaki talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza, 4 ay hapis cezası olup, bu ceza 5237 sayılı TCY'nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına da çevrilmemiştir. 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen uygulanma zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olmayan bu hüküm, temyiz yasa yoluna tabidir. Bu itibarla, Özel Dairece, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin sanık M.. B..'ın katılan A.. A..'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin olan 31.03.2010 gün ve 9279-1942 sayılı temyiz isteminin reddi kararının KALDIRILMASINA” karar verilerek, esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderildiği görülmekle;
Sanık M.. B.. müdafii ve müdahil A.. A.. vekilin temyiz talepleri üzerine, sanık Murat hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, TCK.nun 62. maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye, müdahil vekilinin ise yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/07/2004 tarih ve 654/659 sayılı ilamı ile verilip, 09/09/2004 tarihinde kesinleşen hapis cezası nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık Murat hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün BOZULMASINA 13.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy