(7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 55)
Dava: 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2010 gün ve 482/401 sayılı eski hale getirme ve temyiz talebinin reddi kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Karar: 7201 sayılı Tebligat Kanununun Kazai Tebligat faslının, Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir.
Birinci ihtimal; ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan Yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi durumudur.
Bu durumda, daha önce tebligat yapılan ve adli mercice en son bilinen adrese aynı Yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca yeniden tebligat çıkarılması, ilgilinin adresten ayrıldığının anlaşılması durumunda Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekmektedir. Adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer alması, zorunlu şekil şartı olup; belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat memurunca Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde öngörülen zorunlu araştırma, belirtilen şekilde yapılıp tevsik edildikten sonra, ilgilinin yeni adresi belirlenemez ise, tebliğ evrakı adli mercie iade edilir ve ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır.
İkinci ihtimal ise; daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslere de tebligat yapılabilmesidir.
Bu durumda, daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, adli mercii tarafından tespit edilen, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde veya söz konusu kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine bildirilen en son adrese, önce, bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan Yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca, ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine Tebligat Tüzüğünün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, bu araştırma yukarıdaki açıklanan şekil koşuluna uyularak imza ile de tevsik edildikten sonra, evrak yine mercie iade edilir, ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır. Ayrıca bu tebligattan sonraki tebligatlar da, sanığın yeni adresinin hala bilinmemesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılır.
Buna göre; adli mercilerce daha önce kendisine tebligat yapılmamış olması, sanık R. A.'ın, sorgusunda bildirdiği en son adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden olmaması, ayrıca bu adresin, anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmaması nedeniyle aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca adı geçen sanığa sonradan yapılan tebliğ geçersiz ve sanık ve müdafiinin 11.12.2009 havale tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulmasına yönelik temyiz istemleri ile sanığın 01.12.2009 havale tarihli vaki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip Mahkemenin 04.12.2009 gün ve 482/401 sayılı temyiz isteminin reddine dair kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
Sonuç: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu, kabul, oluş, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ve hapsin para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.08.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy