(5320 S. K. m. 8) (5237 S. K. m. 43, 62, 204) (765 S. K. m. 59, 80, 342) (YCGK. 18.09.2007 T. 2007/8-125 E. 2007/186 K.)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemenin 24.11.2004 gün 2002/254 Esas ve 2004/329 Karar sayılı mahkumiyet hükmünü temyiz eden sanık Mustafa Tanrıkulu hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Hükümlüler M. Y., A. D. ve M. Ç. hakkında ise, mahkemesince verilen 24.11.2004 gün ve 2002/254 Esas. 2004/329 Karar sayılı hükmün temyiz edilmeyerek kesinleştiği; diğer sanıklar M. T., A. Y. ve M. Akkoyun'un temyizleri üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5320 Sayılı Kanunun 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinin diğer sanıklarla ilgili olduğu, hükümlüler M. Y., A. D. ve M. Ç. yönünden farklı bir yargılama usulü olan uyarlama yargılamasının yapılması gerektiği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün 125-186 Sayılı kararında da açıklandığı üzere ikisinin bir arada yargılanamayacağı gözetilmeden hükümlüler hakkındaki aynı mahkemenin 2007/49 ve 2008/69 Esas sayılı uyarlama davalarının bu davayla birleştirilmesine karar verilip yargılamaya dahil edilerek haklarında yeniden hüküm kurulmuş ise de hükümlülerin verilen hükme yönelik temyiz istemleri bulunmadığından sanık M. A. müdafiinin temyiz istemine hasren yapılan inceleme de gereği düşünüldü:
Karar: 1-) Hakkında hüküm verilmeyen sanık M. T.'nun suça konu çekleri sanık M. A.'un A. D.'e miktar kısmı dolu ve altları imzalı şekilde verdiğini beyan etmesine karşın, sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu çekleri M. T. ve A. D.e vermediğini savunması, A. D.'in 17.2.2003 tarihli savunmasında sadece M. T.'nu tanıdığını sanık M. A.'u tanımadığını, suça konu çekleri sanık M.'dan almadığını beyan etmesi, sanık A. Y.'ın suça konu çekleri imzalı şekilde kendisine M. T.'nun getirdiğini savunması, yapılan bilirkişi incelemesinde çekler üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduğuna dair bir tespitin bulunmaması karşısında; sanık tarafından müşteki K. K. tarafından boş şekilde kaybedilen çekleri haksız şekilde ele geçirip kullanmaları için M. T. ve A. D.'e verdiğine dair M. T.'nun atfı cürüm niteliğindeki soyut anlatımı dışında bir delil bulunmadığı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmaması sebebiyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-) Kabule göre de; suça konu çeklerin aynı anda sanık tarafından verildiğinin kabul edilmesine göre; 5237 Sayılı T.C.K.nun 43. maddesinde, 765 Sayılı T.C.K.nun 80. maddesinden farklı olarak değişik zamanlarda denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça dair hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, 5237 Sayılı Kanun hükümleri lehe olduğu halde, 765 Sayılı T.C.K.nun 342/1, 80, 59. maddeleriyle kurulacak hükmün, 5237 Sayılı T.C.K.nun 204/1, 43 ve 62. maddelerine göre kurulacak olan hükme göre lehe olduğunun kabulüyle 765 Sayılı T.C.K. uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması.
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy