Tebliğname No : 1 - 2010/271129
MAHKEMESİ : Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 02/02/2010, 2007/37 (E) ve 2010/25 (K)
SUÇ : Tasarlayarak Öldürme
TÜRK MİLLETİ ADINA
Elde edilen delillerin sanıklar Merdan, Sıdkı, Seyit, Yusuf ve Murat'ın mahkumiyetlerine yeter derece ve nitelikte bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınıp, sanıklar hakkında beraat kararı verilmişse de;
Olay günü saat: 10.30 sıralarında maktulün cadde üzerinde bulunan bir marketin önünde iki farklı tabancadan açılan ateş sonucu öldürüldüğü, olay yerine kısa bir süre sonra intikal eden kolluk güçlerinin yaptığı incelemeler sırasında kimliği belirlenemeyen bir kişinin "olayı gerçekleştiren şahısların üç kişi olduğu, birisinin aracı kullandığı, diğer ikisinin fiili işledikleri ve 34 MRJ 37 plakalı Kartal marka araçla kaçtıkları" yönünde beyanda bulunduğu, sadece sözlü beyanda bulunduğu belirtilen bu kişinin akabinde hızla kolluk güçlerinin yanından uzaklaştığı ve bir daha da kendisine ulaşılamadığı, bu beyanın polis memurları M. Ö., H. Ö. ve S. K. tarafından saat: 10.40'da tutanak altına alındığı, aynı gün saat: 15.00'de yapılan ihbar sonucu belirtilen aracın olay mahalline yakın sokak girişi önüne kontak anahtarı üzerinde, kapıları kilitlenmemiş halde terkedilmiş bir vaziyette ele geçirildiği, bu durumun beyanda bulunan kimliği meçhul kişiyi doğruladığı, yapılan araştırma sonucu araç içinde elde edilen belgelerden aracın 28/04/2005 günü oğlu Yunus 12/11/2004 tarihinde maktulün de katıldığı kavgada maktulün akrabası Bahattin tarafından öldürülmüş olan sanık Sıdkı tarafından Y. D. isimli şahıstan satın alındığının, ancak Sıdkı'nın oğlu olan Merdan tarafından kullanıldığının, bu nedenle de maktul ile sanıklar Merdan ve Sıdkı arasında husumet bulunduğunun belirlendiği anlaşılmakla;
Sözkonusu tutanağı düzenleyen polis memurlarının, tutanak içeriğiyle ilgili olarak tanık sıfatı ile dinlenmesi, sanıklara tanık beyanlarına karşı diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre de sanıkların hukuki durumlarının tayin edilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Usul ve Kanuna aykırı bulunarak bozmayı gerektirmiş olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 29/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy