MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : 1- Sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis
2- Dolandırıcılık suçundan; 765 sayılı TCK'nun 503/1, 522, 59. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis ve 2.917,00 TL adli para cezası
1- Hükümlü ... hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ve uyarlama davasına konu olan Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2005 günlü ve 2044/424, 2005/71 sayılı kararında hükümlünün adli emanette kayıtlı suç konu sahte çeki yaptığı alışveriş karşılığında müştekiye verip resmi belgede sahtecilik ve basit dolandırıcılık suçlarını işlediği sabit görülerek, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay ağır hapis, dolandırıcılık suçu yönünden aynı Yasanın 503/1, 522, 59. maddeleri uyarınca neticeten 11 ay 20 gün hapis ve 3.402,00 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak; suçun konusunu oluşturan 15.04.2004 keşide tarihli, 0194449 seri nolu ve 3.500.000.000 TL bedelli çekin adli emanetten getirtilip heyetçe yapılan gözleminde, Türk Ticaret Kanununun 692. maddesinde öngörülen ve çekte bulunması zorunlu unsurlardan olan "keşide yerinin" bulunmadığının anlaşılması ve bu haliyle çekin özel belge niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, şikayetçi ...'in ilk yargılama aşamasında talimatla alınan 07.02.2005 tarihli ifadesinde "... bana paramı yolladı, benim bir zararım yoktur" şeklindeki anlatımına rağmen dolandırıcılık suçu yönünden 765 sayılı TCK'nun 523. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı gibi adli sicil kaydına göre 765 sayılı TCK'nun 81. maddesinin uygulanmasına esas teşkil edebilecek nitelikte geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında anılan madde hükümlerinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında;
a- Hükümlünün çekin zorunlu unsurlarından olan keşide yeri bulunmayan ve bu nedenle özel belge niteliğinde olan çeki vererek karşılığında mal aldığı, özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için kullanılması şart olup bu belgenin kullanılması ile dolandırıcılık suçu da oluşacağından eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 79. maddesinde belirtilen fikri içtima kuralları gereğince ağır olan dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve özel belgede sahtecilik suçundan ayrıca ceza verilemeyeceğinin;
b- Dolandırıcılık eyleminin bankanın maddi varlığı olan çek kullanılarak işlenmesi nedeniyle eylemin 765 sayılı TCK'nun 504/3. maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun,
c- Dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükümde TCK'nun 523 ve 81. maddelerinin uygulanma koşullarının; oluşup oluşmadığı araştırılıp kararda tartışılması gerektiği;
Gözetilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmakla öncelikle temyiz edilmeksizin kesinleşen ve uyarlamaya konu edilen ilk hüküm için 5271 sayılı CMK'nun 309 ve devamı maddeleri uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının sağlanması, ilk hükümdeki bu hukuka aykırılıklar düzeltildikten sonra uyarlama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
Uyarlama kararından sonraki 26.10.2010 tarihli bozma ilamında işaret edilmesine ve uyarlamanın infaz aşaması ile ilgili bir uygulama olup, uyarlama kararlarında yapılan hataların kazanılmış hakka konu edilemeyeceği gözetilmeden, dolandırıcılık suçu nedeniyle yapılan uygulamada TCK'nun 522. maddesinin uygulanması sırasında adli para cezasının artırılmaması ve böylelikle sonuç adli para cezasının eksik belirlenmesi,
Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kesinleşen ilk hükümdeki ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy