MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-Sahtecilik suçundan;5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43 ve 62 maddelerince 2 yıl 1 ay H.C. 2-Dolandırıcılık suçundan;5237 sayılı TCK.nun 157, 62 ve 52/2 maddelerince 10 ay H.C ve 2.000 YTL A.P.C. (ayrıca TCK.nun 53/1 ve 58/7 maddeleri)
Sanık tarafından düzenlenen ve aynı anda şikayetçiye verilen 29.01.2005 ve 12.03.2005 düzenleme tarihli 4 adet bononun vade tarihleri itibariyle 30.05.2005 tarihinden önce şikayetçiye verildiği ve suç tarihinin bu tarihten önceki bir tarih olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında ''dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen '' dolandırıcılık '' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında '' resmi belgede sahtecilik '' suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince;
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 204/1. (765 sayılı TCK'nun 342/1.) maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu ve anılan suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirme görevinin iddianamenin düzenlendiği 16.05.2007 tarihi itibariyle asliye ceza mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesine göre ; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, sanığın suça konu sahte bonoları aynı anda verdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; somut olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı gözönüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 342/1, 80 ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/1, 53/1. maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
b) Suça konu bonoların hangi tarihte verildiğinin şikayetçiden sorularak suç tarihinin tam olarak tespit edilmesinden sonra tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2005 kesinleşme tarihli ilamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy