MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 765 sayılı Kanunun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1'er Yıl 8'er ay hapis, 765 sayılı Kanunun 504/3-7-son, 59. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 11'er ay hapis ve 19.420'şer YTL apc, vekalet ücreti.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığı gibi süresinden sonra yapıldığının anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
I- Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 10.12.2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
04.07.2006 tarihli celsede şikayetçi idarenin davaya katılmasına karar verildiğinden, katılma kararı verilmemesi nedeniyle vekalet ücretinin tahsiline karar verilemeyeceği yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5252 sayılı Kanunun 9/3.maddesi uyarınca ayrıntılı somut karşılaştırma yapılmamışsa da, sonuç olarak lehe Kanun uygulandığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, sahteliği iddia edilen 24.11.2004 tarihli, ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunun ibraz edildiği TSE' den suça konu belgenin celbi sağlanıp incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanarak verecek şekilde dosya içine konulması, belgenin onaysız fotokopiden ibaret olduğunun anlaşılması durumunda yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyeti bulunmayacağı, belgenin aslının bulunduğunun tespiti halinde ise ilgili vergi dairesi tarafından özel tüketim vergisine esas olmak üzere belgenin geçerliliği yönünden resen araştırma yapıldığından,... Vergi Dairesi Müdürlüğü ve TSE' den belgenin gerçek olup olmadığı yönünden mutad olarak araştırma yapılıp yapılmadığı da sorularak, mutad araştırma yapıldığının tespiti halinde, araştırma sonunda belgenin sahteliğinin ortaya çıkacak olması nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağından resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı da dikkate alındığında, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde tartışılıp açıklanmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de,
Sanıklar hakkında, vekalet ücretinin eşit şekilde tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy