MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ...: resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından CMK.nun 223/2-a-e maddesi gereğince beraat,
Sanıklar...ve ...: dolandırıcılık suçundan CMK.nun 223/2-a maddesi gereğince beraat,
Sanık ...: resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteleme,
Sanık ...: resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2, 81/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteleme
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra yapılan incelemede;
I-Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet ile sanık ... hakkında aynı suç nedeniyle verilen beraat kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık ... hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir bir isabetsizlik görülmemiş; sanık ... hakkında ise; elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın adli sicil kaydında yer alan bir kısım mahkumiyetlerinin silinme koşullarının oluştuğu, 3167 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca çek defterini geri vermeme suçundan verilen mahkumiyetine ilişkin eylemlerinin; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılarak suç olmaktan çıkarıldığı, aynı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetine ilişkin eyleminin ise, 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü cihetle, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy