MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM : 1- Sahte belge düzenlemek suçundan : 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104. maddelerinin uygulanması ile kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair.
2- Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan : Sanıkların 213 sayılı VUK'nun 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 62 ve 50/1-a maddelerinin uygulanması ile 6.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair.
Katılan vekilinin 24.01.2012 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden sanıklar ... ve ... hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen ortadan kaldırma kararını temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihlerinin “sahte fatura düzenlemek” suçu yönünden 29.09.2004, “defter ve belgeleri ibraz etmemek” suçu için ise 30.12.2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih 2012/3-1469 Esas ve 2013/19 sayılı kararında açıklandığı üzere CMK'nun 216/3. maddesi uyarınca duruşmada bulunmayan sanığın hazır olan müdafiine son söz hakkının verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde yazılı 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, suçun işlendiği 29.09.2004 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 04.02.2010 tarihine kadar 5 yıllık asli zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 102/4. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1 numaralı hüküm fıkrasında yer alan “765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeni ile davanın ortadan kaldırılmasına” yazılı bölümünün çıkartılarak yerine “765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine", denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin “defter ve belgeleri ibraz etmemek” suçundan sanığın mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
1-...Isı Cih. Ltd. Şti.'nin ortağı ve müdürü olan sanıktan 14.12.2009 tarihli tebligat ile 2004 takvim yılına ait defter ve belgeler vergi incelemesine esas olmak üzere istenilmesine rağmen sanığın süresinde defter ve belgeleri ibraz etmediğinin iddia olunması, vergi inceleme raporunda 31.12.2003 tarih ve 2 sayılı ortaklar kurulu kararı ile sanık ve hakkındaki hüküm kesinleşen ...'ın 3 yıllığına şirket müdürü olarak seçildiklerinin ancak ... Noterliğince düzenlenen 03.05.2005 tarihli hisse devir sözleşmesi ile sanığın hissesini ...'a devrettiğinin belirtilmesi, belge isteme yazısının sanığın ikametinde eşine tebliğ edilmiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi amacıyla, defter ve belgelerin ibrazı için çıkartılan yazının tebliğ edildiği 14.12.2009 tarihinde şirket temsilcisinin kim ya da kimler olduğu, suç ve suçlu arasındaki illiyet bağı ile temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-2004 takvim yılına ait defter ve belgelerin 14.12.2009 tarihli tebligatla istenmiş olması nedeniyle suç tarihinin 30.12.2009 olacağı, suç tarihinden önce 5904 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının 18 aya yükseltilmesi nedeniyle temel cezanın 18 ay olacağı gözetilmeden, 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı;
3-Sanığın sabıkasına esas teşkil eden ilamların 3167 sayılı Yasanın 16/1-3. maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin olup, adli sicil kaydı incelendiğinde; 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eyleminin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü, defter belge gizleme suçundan doğan somut bir zararın da bulunmadığı gözetilerek, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, objektif ve sübjektif koşulların bulunup bulunmadığının değerlendirilerek 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 13.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy