MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede; katılan ... adına sahte imza sirküleri düzenletmek eyleminin de anlatıldığı görülmekle, kararın gerekçesinde her ne kadar bu belgeden açıkça bahsedilmemiş ise de, 'sanığın müştekinin kimlik bilgilerini elde edip bu kimlik bilgilerine göre nüfus idaresinden sahte kimlik çıkartıp ve çıkarttığı kimliğe göre bankaya müracaat edip çek aldığı ve bu şekilde üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği' denmek suretiyle, noterde düzenlenen sahte imza sirkülerinin de çek hesabı açtırmak için bankaya ibraz edildiğine göre, kurulan hükmün sahte imza sirküleri düzenletmek ve kullanmak eylemini de kapsadığı kabulüyle inceleme yapılmış, iddianamedeki anlatım da gözetildiğinde, katılan adına sahte çek hesabı açtırmak amacı ile çok sayıda belge ile birlikte sahte imza sirkülerinin de değişik tarihlerde düzenlendiği ve kullanıldığının belirlendiği olayda, eylemin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 204/3 ve 43. maddelerine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, her ne kadar kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve somut uygulamalı karşılaştırma yapılmadan 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, hükmolunan sonuç cezanın, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun, 342/2, 80. maddelerinin alt sınırından uygulama yapılması durumunda bile bulunacak cezanın altında kalacağı cihetle, bu aşamadan sonra uygulamalı karşılaştırma yapılmasının sonuca bir etkisinin bulunmayacağı cihetle tebliğnamede yazılı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy