MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayıl CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın haklarında verilen hükmü temyiz etmedikleri, Cumhuriyet savcısının temyizinin ise ... ve ...'e yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ... ve ...'nun o dönemde öğrencisi olmadığı ve bu nedenle dönem açmadığı için faal olmayan sürücü kursunu işletmek istedikleri bir miktar kapora bıraktıkları ancak bir daha kursa uğramadıkları, sürücü belgesi olmayan kişilere sınava girmeksizin ve doktor raporu almaksızın belli bir miktar para karşılığında sürücü belgesi temin ettiklerinin iddia ve kabul olunması karşısında, lehlerine sahte sürücü belgesi düzenlemek için ilgililerle ayrı ayrı görüşüp anlaşarak gerçekleştirilen sahtecilik eylemleri arasında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.11.2002 gün 209/379 sayılı kararında açıklandığı üzere sübjektif bir bağlantı bulunmadığı gibi sanıkların her defasında bir planın parçası olarak değil, aksine yenilenen kasıtla bu eylemleri gerçekleştirmesi nedeniyle bir suç işleme kararından söz edilemeyeceği, eylemlerinin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu ve adına sürücü belgesi düzenlenen kişi sayısınca resmi belgede sahtecilik suçunun oluşacağı gözetilmeden zincirleme şuç hükümlerinin uygulanması, sanık ... yönünden ise, sahte sürücü kursu sertifikası ve sağlık kurulu raporu ile sürücü belgesi alması olayında, belgeyi aldığını savunması, sürücü belgesi sicil kayıt defterinde 29.09.2005 tarihinde belgenin düzenlendiğinin belirtilmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ...'in 09.02.2011 günü usulüne uygun tebliğ olunan kararı yasal süresinden sonra 10.03.2011 tarihinde, sanık ...'a 02.02.2011 günü usulüne uygun tebliğ edilen kararı yasal süresinden sonra müdafiinin 16.03.2011 tarihinde temyiz ettiği, vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 315. maddesi uyarınca redlerine ilişkin 29.03.2011 günlü ek kararlar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, diğer sanıklar yönünden ise toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı, azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 03.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy