MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat
Sanık ... hakkında; mahkumiyet
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin; sanıkların yüklenen suçtan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Tüm sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinin en aleyhe kabulle katılan kurumca yapılan soruşturma döneminin son bulduğu 31.12.2004 tarihinden daha ileri gitmeyeceğinden 31.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
06.02.2008 tarihli iddianamede sanığın 21.05.2003 tarihli işe giriş bildirgesinde sahtecilik suçunu işlediği iddia edilerek dava açılmış olduğu, 11.11.2002 tarihli işe giriş bildirgesi nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden sanık aleyhine 765 sayılı TCK’nun 80. maddesi gereğince teselsül hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm fıkrasından 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraf tümden çıkarılıp, 59. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan ise “..... 1 yıl 11 ay 10 gün ... ” ibaresi çıkartılarak yerine 1 yıl 8 ay " ibaresinin eklenmesi ve sonuç cezanın “1 yıl 8 ay hapis cezası” olarak belirlenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy