MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Beraat
TCK'nun 207. maddesinde yazılı özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu belgenin aldatma yeteneğinin bulunması gerekir. Aldatma yeteneği resmi belgede sahtecilik suçuna göre özel belgede sahtecilik suçunda daha kolay gerçekleşir. Zira özel belgenin düzenlenmesinde, resmi belgeye oranla mevzuatın gerektirdiği içerik ve biçim koşulları sıkı bir şekilde aranmaz. 5237 sayılı TCK'nun 208. maddesindeki "özel belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek" suçunun oluşabilmesi için ise özel bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır. Bu eylemi sahte özel belgeyi tağyir/değiştirme suçundan ayıran husus, bozmanın belgeyi değiştirme niteliğinde olmamasıdır. Bozmaya yönelik davranışın, belgedeki bazı bilgilerin farklılaştırılmasına, yani belge içindeki gerçeğin değiştirilmesine yönelik bulunması halinde eylem diğer koşulların bulunması halinde sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Açıklanan nedenlerle somut olayda sanığın 22.03.2005 tarihli sözleşme üzerinde yaptığı değişiklikte TCK'nun 208. maddesindeki özel belgeyi bozmak suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olunduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy