MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1. Sanık ...'nun üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin red kararı
2. Sanık ...'nun üzerine atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı
1- Sanık ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen beraat kararına yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.08.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat kararına yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarından verilen davanın reddine ilişkin karara yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;"Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve karşılıksız çek keşide etmek" suçlarının birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bunun dışına çıkılarak dava konusu edilmeyen eylem esas alınarak hüküm kurulamayacağı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2008 gün ve 2008/37184 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" ve "dolandırıcılık" suçlarından kamu davası açıldığı ve bu suçların "karşılıksız çek keşide etmek" suçuna dönüşmeyeceği, hükme esas alınan İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/764-2006/695 sayılı dava dosyasına dayanak olan 21.09.2005 tarihli iddianamenin ise karşılıksız çek düzenleme eylemini dava konusu yaptığı, bu nedenle kamu davasının mükerrer olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında iddianameye konu edilen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından hüküm kurmak yerine, dava konusu yapılmayan karşılıksız çek keşide etmek suçu esas alınarak davanın reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy