MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2012 gün, 6-2011/77626 sayılı yazısı ile “elektrik enerjisi hırsızlığı” suçu yönünden 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1-2. madde ve fıkraları uyarınca yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın iadesinden sonra, 19.10.2012 tarihinde "mühür bozma" suçu yönünden yeniden verilen mahkumiyet kararı hukuken yok hükmünde olduğundan, sanığın temyizinin 08.10.2010 tarihinde 2007/1206 Esas, 2010/816 Karar sayı ile verilen hükümdeki mühür bozma suçuna yönelik olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Bir kısım bloklardaki inşaatı devam eden “...Sitesi” B Blok kapıcı dairesinde, 2000 yılından 2006 yılı Eylül ayına kadar aile fertleriyle birlikte oturduğu anlaşılan sanığın, borcundan dolayı kesilip mühürlenen suyunu, kaçak boru takarak kullandığına dair, içeriği yeminli tanık beyanları ile doğrulanan kaçak su kullanma ve mühürleme tutanakları, mahallinde yapılan keşifte, her bloka ait sayaçların ayrı kollektörü olduğunun ve B Bloktaki kollektörden, C Blok'a su alınmasının mümkün olmadığının tespit edilmesi, sanığa ait dairenin kesik olan suyunu inşaattaki işçilerin kaçak olarak bağlamasında herhangi bir yararlarının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamış,...5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/520 Esas, 2001/804 Karar sayılı ilamı nedeniyle tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nun 58/6. maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve TCK'nun 50/2. maddesine göre seçenek yaptırımlardan hapis cezasına hükmedilmesi halinde bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğine ilişkin emredici hükme rağmen, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmasının nesnel koşulu gerçekleşmediğinden sanık hakkında anılan maddenin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “mühür bozma” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy