MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan; TCK.nun 157/1, 52, 53. maddeleri gereğince neticeten 1 yıl hapis ve 100 TL a.p.c, hak yoksunluğu.
Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK.nun 204/1, 43, 53. maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis, hak yoksunluğu.
Karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 28.08.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I) Sanığın "nitelikli dolandırıcılık" suçundan hakkında verilen karara karşı temyiz itirazının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suçun işlendiği 28.08.2004 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 09.02.2011 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanığın "resmi belgede sahtecilik" suçundan hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazına gelince:
1) Belgelerde yapılan sahtecilik eyleminin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hâkime ait olup; suça konu bonoların getirtilip duruşmada incelenerek özellikleri zapta geçirilmeden, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde de bulundurulmadan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesiyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesi uygulanarak bulunacak sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, farklı tarihlerde düzenlendiği tespit edilemeyen suça konu bonoların müştekiye aynı anda verilmesinde suçun teselsül ettiğinden söz edilemeyeceği, ancak belge sayısının aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy