MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılana ait şirkette satış elemanı olarak çalışan sanığın, farklı müşterilere değişik zamanlarda gerçekleştirdiği satışların parasını peşin olarak almasına rağmen, tahsil ettiği paraları haksız olarak mal edinmesi nedeniyle bu durumu gizlemek için, müşterilerin borçlu, katılana ait şirketin ise alacaklı olarak göründüğü suça konu tanzim ve vade tarihleri de farklı bonoları müşteriler yerine sahte imzalar atarak yenilenen kasıtlar alımda tanzim ettiği cihetle, sahte olarak düzenlenen herbir bonoyla ilgili olarak “resmi belgede sahtecilik" suçundan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun zincirlemeli olarak işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliği karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy