MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılanlar vekilinin 17.12.2009 havale tarihli dilekçesi içeriğinden temyiz isteminin sanık ...'a yönelik olduğu hakkında beraat hükmü kurulan ...'a yönelik bir temyizin bulunmadığı anlaşılmakla, anılan sanığa hasren ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü.
1-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Adli Emanetin 2006/1858 sırasında kayıtlı ve yargılama sırasında tanık ... ....'dan alınan 1 adet senedin dava konusu olmadığı gibi katılan vekilinin 31.01.2007 tarihli dilekçesine göre sahteliğinin de söz konusu bulunmadığı gözetilmeden, sahibine iadesi yerine yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “Emanetin 2006/1858 sırasında kayıtlı 1 adet 30.000.000 TL lik senet” ibaresinden sonra gelmek üzere “sahibine iadesi” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy