Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03/09/2013 gün ve 2013/13863/54556 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/09/2013 gün ve KYB.2013/297198 sayılı ihbarnamesi ile;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in, aynı Kanun'un 359/a-2, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2. maddeleri uyarınca 31.650 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2007 tarihli ve 2004/429 esas, 2007/608 sayılı kararının kesinleşmesine müteakip, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine dair, anılan Mahkemenin 19/06/2012 tarihli ve 2004/429 esas, 2007/608 sayılı ek kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesinde,
2-Mahkemece 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak 16/04/2008 tarihinde ek karar verildiği gözetilmeksizin aynı konuda karar tesisinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma, hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesine olanak sağlayan olağanüstü yasa yoludur.
Maddenin amacı yasaların eşit olarak uygulanmasını ve Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlamaktır.
Kesinleşmeyen karar veya hükümlere karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı gibi hukuken geçersiz kararların da bu yasa yolu ile incelenmesi mümkün değildir.
İncelenen dosya içeriğine göre; defter belge gizlemek suçundan yargılanan sanığın mahkumiyetine dair yokluğunda verilen Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2007 gün ve 2004/429 esas, 2007/608 sayılı kararının sanığın duruşmada sunduğu 19.06.2006 tarihli dilekçesiyle en son adresi olarak beyan ettiği ... adresi yerine iddianamede gösterilen ve adresten ayrıldığı bildirilen ... adresine 7201 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca tebliğ edilerek hükmün usulsuz olarak kesinleştirildiği, infaz aşamasında sanığın eşi tarafından öğrenme üzerine verilen 25.10.2010 havale tarihli dilekçe ile iş bu hükmün temyiz edilmesine karşın dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi yerine, 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca uyarlama yargılamaları yapılarak dosya üzerinden 16.04.2008 gün ve aynı sayılı ek kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar yerilmesine karşın, bilahare duruşma açılarak yapılan uyarlama sırasında dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bahisle 19.06.2012 gün ve aynı sayılı ek kararla kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2007 gün ve 2004/429 esas, 2007/608 sayılı kararının usulsüz olarak kesinleştirilmesi nedeniyle sonradan verilen uyarlama kararları hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu, yok hükmündeki bir kararın da kanun yararına bozma yasa yolu ile incelenmesi mümkün bulunmadığından, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteminin CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2007 gün ve 2004/429 esas, 2007/608 sayılı kararına yönelik temyiz isteminde bulunulması nedeniyle vaki istemi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu gözetilerek, temyize ilişkin işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy