MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK'nun 204/1, 204/3, 43. maddelerinin uygulanarak sanıkların 3'er yıl 1'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına
I- Sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı-azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ...'nun yerinde görülmeyen ve sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
1-Sanığın aşamalardaki savunmalarında Ümraniye ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemelerinde aynı olay ile ilgili hakkında açılan davalarda beraatine karar verildiğini beyan etmesi, dosyada suretleri bulunan Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2011 gün 2001/421 Esas ve 2011/62 Karar, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2004 tarih ve 2003/308 Esas ve 2004/320 Karar sayılı ilamları ile birden fazla araç ile ilgili işlediği iddia olunan resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verildiği, ayrıca Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2011 tarih 2002/76 Esas ve 2011/316 Karar sayılı ilamı ile de sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle sahtecilik suçundan verilen İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2004 tarih ve 2003/308 Esas ve 2004/320 Karar sayılı beraat kararının kesinleşmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının mükerrer olması nedeniyle reddine karar verildiği, suça konu ... plakalı araç ile ilgili soruşturma evrakının ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2003 tarih ve 5137 sayılı yetkisizlik kararı ile ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmakla; mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından yukarıda belirtilen dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davaya konu... plakalı aracın sahte belgeler ile trafik kayıt işlemlerinin yapılması eylemi ile ilgili açılmış bir dava olup olmadığı, verilen beraat kararlarının bu eylemi de kapsayıp kapsamadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde eksik araştırma sonucu hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy