Tebliğname No : 1 - 2012/270092
MAHKEMESİ : Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 11/09/2012, 2012/185 (E) ve 2012/288 (K)
SUÇ : Eşini öldürmeye teşebbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü H.. G.. hakkında 765 sayılı TCK'nun 449/1, 62, 51/2, 59/2, 81/1, 31 ve 33 maddeleri gereğince kurulup, temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Yasası'nın 7/2 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi gereğince yeniden durulma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden hükümlü müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) 765 ve 5237 sayılı yasalardan hangisinin daha lehe olduğu belirlenirken 5237 sayılı yasa ile yapılacak uygulamada; dosya kapsamına göre, sanığın bıçakla gerçekleştirdiği eylemleri sonucunda mağdurun yüz, kalça, uyluk ve kostal bölgelerinden aldığı isabetler nedeniyle; mide, omentum, diafragma yaralanması ile pnömotoraksa yol açacak, 25 gün iş ve gücünden kalacak, yaşamı tehlikeye girecek şekilde yaralandığı olayda; meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte dikkate alınarak, 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini ve lehe yasanın buna göre tayin edilmiş olması,
2) Kabul ve uygulamaya göre ise;
a- Hükümde, hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkrada, 5237 sayılı TCK.nun 53/3 fıkrası uyarınca aynı maddenin 1-c bendinde yer alan sanığın "kendi alt soyu üzerindeki" velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30.05.2006 tarih 2006/5-147-149 sayılı kararı uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK.nun lehe kabul edilip uygulandığı hallerde mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanamayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 07/11/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy