(AİHS. m. 6) (5237 S. K. m. 62, 82) (5271 S. K. m. 150, 234, 239)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık F. A.'nın öz kızı 3 yaşındaki mağdur S. A.'ya yönelik eyleminin sübutu kabul, takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilerek reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin suçunun sübutuna ilişen, katılan vekilinin eksik incelemeye ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Oluş ve dosya kapsamına göre; Sanık F.'la katılan B.'ın karı koca olup aralarında boşanma davası bulunduğu müşterek çocukları olan S.'nın velayetinin geçici olarak anneye verildiği, baba ile de şahsi hal tesis edildiği, olay tarihinde sanığın kızı mağdureyle görüşmek için Sivas'a gittiği, çocuğu teslim aldıktan sonra annesine vermeyerek Ankara'ya götürmek üzere otobüse bindiği, katılan annenin polise haber vermesi üzerine, polislerce otobüsün Keskin'de durdurulduğu, sanığın işlemlerin tamamlanmasını beklerken kızının tuvaleti geldiği bahanesiyle tuvalete götürdüğü, daha sonra üzerini kirlettiği gerekçesiyle nezaretçi polise hissettirmeden çay ocağından bıçak alarak tekrar kızının yanına tuvalete döndüğü, mağdureyi bıçakla sol koltuk altı, sol meme başı, boyun ve göbek hizasından 4 isabetle yaraladığı göbek, hizasına isabet eden bıçak yarasının yaşamsal tehlike oluşmasına neden olduğu, nezaretçi polisin çocuğun bağırma sesleri üzerine içeri girdiği ve sanığa engel olduğu, mağdurenin yaralanması sonucu ameliyatla hayata döndürüldüğü olayda;
1- Gerek, sanığın ilk soruşturma aşamasındaki beyanında amacının, öldürmek olduğunu söylemesi ve gerekse engel hal gözönüne alınarak sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs olarak kabulüyle 5237 Sayılı T.C.K.nun 82/1-d-e ve 62. maddeleriyle cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90. maddesi son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 Sayılı C.M.K.nun 150, 234 ve 239. maddeleri gereğince, sanık ve mağdur için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 29.01.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy