MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜM : Beraat
5271 sayılı CMK’nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; ... Sulh Ceza Mahkemesinin 1993/46-118 esas ve karar sayılı hükmü ile müsaderesine karar verilen ve şikayetçi ... tarafından mühürlenen suça konu evin kullanılması suretiyle mühür bozma suçunun işlendiğinin iddia olunduğu olayda, şikayetçi kurumun yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gördüğü gözetilmeden 29.04.2010 tarihli ara kararıyla katılma talebinin reddine karar verilmesi usulsüz olup, şikayetçi kurum adına vekilinin temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek, CMK.nun 237/2. maddesi gereğince şikayetçi kurumun katılmasına karar verilip katılma talebinin reddine ilişkin ara karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 10.07.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy