Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.05.2014 gün ve 2014-8837/30064 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.05.2014 gün ve KYB. 2014/173317 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2013 tarihli ve 2013/42 esas, 2013/54 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Olay tarihinde görevli jandarma personeli tarafından durumundan şüphelenilerek aracı durdurulan ve kimlik bilgileri istenen sanığın kardeşi Tekin Şimşek'e ait nüfus cüzdanını ibraz ettiği, yapılan sorgulamada yakalama kararının bulunduğu görevlilerce beyan edilmesi üzerine bu kez kendi nüfus cüzdanını ibraz etmekten ibaret eyleminde; 5237 sayılı Kanun'un 206 ve 268. maddelerinde düzenlenen suçların unsurları mevcut olmayıp, fiilinin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrasına uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, daha önce "başkasına ait kimlik vea kimlik bilgilerinin kullanılması" suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesince işin esasına girilerek bozma kararı verilmiş olmasına, 2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.05.2011 gün ve 2011/1 sayılı iş bölümü kararına göre, kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 9. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy