MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi begede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- ... İl Sağlık Müdürlüğünün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sahtecilik suçlarında mağdurun, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, suça konu istirahat raporlarını gerçeğe aykırı oluşturulması nedeniyle yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçundan ... İl Sağlık Müdürlüğünün doğrudan zarar görmediğinden kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermediği cihetle, şikayetçi vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ayrıntıları Dairemizin 2013/2234 E, 2015/824 K sayılı ilamı ile, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.12.2013 gün ve 1475-577, 30.05.2006 gün ve 173/145, 13.10.1998 gün 305/304, 20.03.1995 gün ve 48/68 ile 02.03.1987 gün ve 341/84 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, TCK'nun 43. maddesindeki "aynı suç işleme kararından" yasanın aynı hükmünü birçok kez ihlal etme hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyetin anlaşılması gerektiği, bu bağlamda failin suçu işlemeden önce bir plan yapmasının veya bu suça niyet etmesinin, fakat fiili bir defada yapmak yerine kısımlara bölmeyi ve o surette gerçekleştirmeyi daha uygun görmesinin, bu plan çerçevesinde hareket etmesinin, hareketinin önceki hareketinin devamı olmasının ve tüm bu hareketleri arasında subjektif bir bağlantı bulunmasının anlaşılması, aynı suç işleme kararının varlığının, olaysal olarak suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen değer ve yarar ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özelliklerinin değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, suçların işlenme tarihleri arasında az veya çok bir zaman aralığı bulunmakta ise de, sanığın her bir eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirme biçiminde olmayıp, ayrı ayrı suç işleme kararına dayanarak gerçekleştirildiği hususunun açık bir şekilde saptanamadığının anlaşılması ve teselsülü reddetmenin adalet ve hakkaniyete uygun bulunmayacağının belirtilmesi karşısında sanığın tekrarlanan eylemleri nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, suç kastının yoğunluğu, belge sayısı, suçun işleniş biçimi de gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, her rapor ayrı suç kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığa yüklenen suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi kurumun davaya katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesi nedeniyle hukuken geçersiz olan müdahillik kararı uyarınca lehine vekalet ücreti tayini, yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy