Tebliğname No : 11 - 2013/127661
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2013
NUMARASI : 2011/283 (E) ve 2013/154 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1-Sanığın, katılan M.. A.. adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile Akbank ..... Şubesinde çek hesabı açtırıp, çek karnesi aldığı ve Z-3135960 seri numaralı çeki katılan M.. Ş..'e verdiği iddiası ile açılan davada; sanık hakkında katılan M.. A..'ın adına kimlik bilgilerini kullanarak Vakıfbank...... şubesinde çek hesabı açtırması eylemi nedeniyle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/308 esas 2010/104 Karar sayılı ilam ile mahkumiyet hükmü verildiği, katılanın, 2004 yılından beri bu şekilde keşide edilmiş çok sayıda çek nedeniyle davalara maruz kaldığını beyan ettiği ve UYAP ortamında yapılan incelemede sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık ile bilişim suçları nedeniyle birden çok dava açıldığı, bir kısmının Yargıtay incelemesine gönderildiği anlaşılmakla; ayrıntıları Dairemizin 2013/2234 E, 2015/824 K sayılı ilamında açıklandığı üzere, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.12.2013 gün ve 1475-577, 30.05.2006 gün ve 173/145, 13.10.1998 gün 305/304, 20.03.1995 gün ve 48/68 ile 02.03.1987 gün ve 341/84 sayılı kararlarında, "aynı suç işleme kararından" yasanın aynı hükmünü birçok kez ihlal etme hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyetin anlaşılması gerektiği, bu bağlamda failin suçu işlemeden önce bir plan yapmasının veya bu suça niyet etmesinin, fakat fiili bir defada yapmak yerine kısımlara bölmeyi ve o surette gerçekleştirmeyi daha uygun görmesinin, bu plan çerçevesinde hareket etmesinin, hareketinin önceki hareketinin devamı olmasının ve tüm bu hareketleri arasında sübjektif bir bağlantı bulunmasının anlaşılması, aynı suç işleme kararının varlığı, olaysal olarak suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen değer ve yarar ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, suçların işlenme tarihleri arasında az bir zaman aralığı bulunması ve sahtecilik suçlarında suçun mağdurunun genel anlamda kamu güveni olup suçun işlenmesiyle suçtan zarar gören gerçek kişilerin sayısının fazla olmasının zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşullarını etkilemeyeceği cihetle, sanık hakkında sahte nüfus cüzdanı ile çek hesapları açtırarak çek keşide etmesi eylemleri nedeniyle açılan davalar araştırılıp, temyize konu dava dosyaları ile birleştirilmesi, suça konu çeklerin farklı tarihlerde düzenlenip düzenlenmediklerinin açıklığa kavuşturulması, düzenlenmiş ise eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediği değerlendirilip, bu husus kararda açıklanıp tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği ve temel cezanın alt sınırdan tayini durumunda 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddeleri uyarınca hükmolunacak cezalar eşit ise de 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve kararda gösterilmemiş olsa bile hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun aleyhe olduğu gözetilmeden ve lehe yasa karşılaştırması yapılmadan sanığın 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkumiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy