Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.07.2014 gün ve 2014-13717/46183 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.07.2014 gün ve KYB. 2014/262662 sayılı ihbarnamesi ile;
Alacaklısını zarara uğratmak kastıyla borcunu ödememek suçundan sanıklar ..., ... ve ...’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Dikili İcra Ceza Mahkemesinin 24/09/2013 tarihli ve 2013/5 esas, 2013/41 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
1- Bergama Ticaret Sicili Müdürlüğünün 05/04/2013 tarihli cevabi yazısına göre, sanıklardan sadece ...’nın şirket müdürü olarak şirketi temsile yetkili kişi olduğu anlaşıldığı halde, şirket ortakları olan ... ve ... hakkında da mahkumiyet hükmü kurulmasında,
2- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde yer alan müeyyidenin altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olduğu nazara alınmadan, sanıkların 3 aya kadar tazyik hapsi ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesinde,
3- Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 22/04/2013 tarihli ve 2013/1369 esas, 2013/4099 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanıkların üzerlerine atılı bulunan İİK’nun 333/a maddesinde yazılı suçun oluşumu için takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu ticaret şirketinin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketi hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisi sanıkların alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu kısmen veya tamamen ödememesi ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerektiği, hal böyle olunca, sanıkların yetkilisi olduğu borçlu ticaret şirketinin ticari defterlerine ulaşılarak, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücünün bulunup bulunmadığı yönünde şirket defter ve kayıtları ile banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenebilmesi için Dikili İcra Müdürlüğünün 2012/250 esas sayılı takip dosyasının aslının veya onaylı örneğinin dosya içerisinde bulunması gerektiği cihetle, anılan eksiklik giderildikten sonra Dairemize gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy