MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu' nun 21.05.2013 tarih ve 2013/280-250 sayılı, aynı tarih 2012/1536 esas, 2013/251 karar sayılı ve 01.10.2013 tarih ve 2013/444-402 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5560 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nun 191. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran sanık hakkında, birinci fıkraya göre doğrudan hapis cezası verilmesi veya birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi öngörülmüş olup; bu üç seçenekten biri uygulanırken yasal gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve sanığın davranışlarına bağlı olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup mahkemece gösterilen benzer suç nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi nedeniyle sanığın kişiliğine göre uygulanmasına yer olmadığına şeklindeki gerekçe yeterli olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- TCK.nun 58/5. maddesi uyarınca sanığın tekerrüre esas alınan ilamındaki suçtan, çocuk olması nedeniyle ve kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olması, koşulları oluştuğu takdirde davanın düşmesi seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle tekerüre esas alınamayacağından yazılı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı olup hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nun 53 ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, "sanığın TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine, birinci fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy