Tebliğname No : 1 - 2014/306748
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 19/10/2011, 2007/145 (E) ve 2011/277 (K)
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Z.. U..’ın kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sübuta, Cumhuriyet Savcısının sanığın yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
29.07.2004 olan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 10/a ile 5237 sayılı TCK.nun 19. maddelerindeki düzenlemeler ve bu düzenlemelerin paralelindeki Dairemiz ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına göre, TCK.nun 10/a maddesi uyarınca tatbiki gereken lehteki yasanın saptanmasında öngörülen kural, Türk Kanununda bulunup yabancı ülke kanunundaki cezaya en yakın olan cezanın tespit edilip, lehe olan ülke kanunu esas alınarak uygulama yapılması gerektiği yolunda olup, Türk ve yabancı kanun karşılaştırılmasında kanunların kül halinde ele alınmasının zorunlu olduğu, yabancı ülkede suç işleyip mahkum edilmeyen ve Türkiye'de yargılanan failler hakkında münhasıran Türk Ceza Kanunu’nun uygulanacağı ancak sanığın suçun işlendiği yerdeki kanunun öngördüğü cezadan daha fazla ceza ile mahkum edilemeyeceği, lehe kanunun nazara alınması esasının yabancı kanunun milli kanun yerine geçerek uygulanması biçiminde yorumlanamayacağı, bu doğrultuda suç tarihi itibariyle öncelikle 765 sayılı
TCK.nu ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun sanığın işlediği öldürmeye teşebbüs suçu bakımından hangisinin daha lehe hükümler içerdiğinin her bir kanun ayrı ayrı uygulanarak somut bir şekilde tespiti sonrasında lehe olan kanunun ağırlaştırıcı ve hafifletici sebeplerine göre hüküm kurulması, bulunacak sonuç cezanın yabancı kanunun uygulanması halinde belirlenecek cezadan fazla olması halinde, 765 sayılı TCK.nun 10/a veya 5237 sayılı TCK.nun 19. maddeleri uyarınca uygulama yapılarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, doğrudan Alman Ceza Kanun’u hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 10/11/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy