Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.12.2013 gün ve 2013/18103/73354 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.12.2013 gün ve KYB.2013/387883 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 06/12/2012 tarihli ve 2011/1 esas, 2012/169 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Olay günü alkollü bir şekilde araç kullanırken trafik görevlilerince yakalanan sanığın görevlilere kendisini, önceden tanıdığı ve ehliyet numarasını bildiği ... olarak tanıtmak şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 267. maddesindeki iftira suçunu oluşturabileceği ve bu suçu yargılama görevinin de Asliye Ceza Mahkemesi olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, gerçek bir kişiye ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmekte, bildirilen kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişilere ait olması halinde ise aynı Yasanın 206. maddesindeki suç meydana gelmektedir.
Kabahat niteliğindeki veya disiplin soruşturmasına esas eylemlerin kendisi yönünden sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin aynı Yasanın 268. maddesindeki suçu oluşturmayacak ise de, yetkisi bulunan görevlilerce resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında böyle bir eylemin gerçekleştirilmesi halinde TCK'nun 206. maddesine uyan suçu oluşturacaktır.
İncelenen dosya içeriğine göre; olay tarihinde alkollü bir şekilde araç kullanırken trafik görevlilerince yakalanan sanığın görevlilere kendisini önceden tanıdığı ve sürücü belgesi numarasını bildiği ... olarak tanıtmak biçiminde gerçekleştirdiği eyleminin, suça konu sürücü belgesinin gerçek kişiye ait olması ve alkollü araç kullanmak suçunun idari yaptırımı gerektirmesinden dolayı TCK'nun 206. maddede yazılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu meydana getirdiği anlaşılmakla, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 06.12.2012 gün ve 2011/1 esas, 2012/169 sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle, kanun yararına bozma isteminin CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy