MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın suç tarihi 11.06.2006 olan hırsızlığa teşebbüs ve suç tarihi 26.03.2008 olan uyuşturucu madde ticareti suçundan müştekiye ait kimlik bilgileri ile yargılandığı davada her olayda yenilenen kast ile hareket ettiği anlaşılan sanığın iki kez TCK 268. madde delaletiyle 267/1. maddeleri ile cezalandırılması gerekirken zincirleme suç kabul edilerek TCK 267/1,43/1. maddeleri gereğince hüküm kurulması ve adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK 58. madde hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK 58. madde hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2013 gün ve 2012/11-1445, 2013/54 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hem 765 sayılı TCK hem de 5237 sayılı TCK'nda resmi belgede sahtecilik suçunun "seçimlik hareketli" bir suç olarak düzenlediği, seçimlik hareketli suçlar suçun kanuni tanımında gösterilen, alternatifli hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile tamamlanabilen suçlardan olup, bu tür suçlarda seçimlik hareketlerin tamamının işlenmesi şart olmayıp, bir tanesinin işlenmesinin suçun oluşması için yeterli bulunduğu, seçimlik hareketlerden sahte belgeyi bilerek kullanmak fiilinin devamlılık gerektirdiği, suç tarihi en son seçimlik hareketin yapıldığı tarih olup dava zamanaşımı da bu tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Somut olayda sanığın 22.01.2001 tarihinde ... Merkez Nüfus müdürlüğü'nden kardeşinin kimlik bilgileri ile nüfus cüzdanı çıkarttığı, 20.10.2006 tarihinde ise yenilenen kast ile yine kardeşinin kimlik bilgileri ile ... Trafik ve Tescil Şube Müdürlüğü'nden sürücü belgesi çıkartarak kullanırken müştekinin şikayeti üzerine yakalandığı olayda, sahte belgelerin herbiri için 204/1. maddesi uyarınca ceza tayini gerekirken ayrıca koşulları oluşmayan zincirleme suça ilişkin TCK'nun 43/1. maddesi de uygulanarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından TCK'nun 43. maddesinin uygulanmalarına ilişkin kısımlar çıkartılarak sonuç cezaların 3 yıl hapis cezasına indirilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy