(5237 S. K. m. 29, 35, 37, 39, 53, 81, 86) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: 1) Mağdurlar E. ve V.'yi kasten yaralama suçundan sanık D. hakkında verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, 5271 sayılı CMK.nun 231/12. Maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyizi olanaklı olmadığından bu hususta mahallince değerlendirme yapılması mümkün görülmüş ve söz konusu hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
2) Sanık D. müdafiinin yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı da dikkate alınarak, CMUKnun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3) Oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; maktul İ. G.'ı kasten öldürme, mağdurlar E. ve D.'i kasten öldürmeye teşebbüs suçlarında, sanıklar V., İ. E., D. ve E.'i TCK.nun 37/1 maddesi yollaması ile asli fail olarak cezalandıran mahkeme uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, maktul ve mağdurlara yönelik eylemi gerçekleştiren sanığın tam olarak belirlenememesi nedeniyle sanıklar hakkında müsnet suçlar nedeniyle TCK.nun 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönünde görüş bildiren tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
4) Temyiz kapsamına göre; sanıklar V., İ. E., D. ve E. hakkında maktul İ. G.'ı kasten öldürme ile mağdurlar E. ve D.'i kasten öldürmeye teşebbüs, sanık D. hakkında mağdur D.'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği ve haksız tahrikin varlığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık E. müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, yasal savunma şartlarının varlığına, suçların vasfına, sanık İ. müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sübuta, yasal savunma şartlarının varlığına, sanık V. müdafiinin sübuta, sanık D. müdafiinin sübuta, sanık D. müdafiinin sübuta, suça yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıklar V. ve İ. E.'in kardeş olup diğer sanık E.'in ise V.nin kayınbiraderi olduğu, sanıklar V. ve İ.'in tekneleri ile balık tutarak yaz aylarında Akçay ve Altınkum sahillerinde tekne ile sattıkları, sanık D.'ın ise yanlarında çalıştığı, maktul İ. G.ın ve mağdur E. ile kardeş olduğu, mağdur G. ile ortak olarak aynı şekilde tekne ile balık tutup sattıkları, bu iki grup arasında rekabet olduğu, olay tarihinden yaklaşık bir yıl önceki kavga nedeniyle aralarında husumet oluştuğu, olay tarihinde gündüz saatlerinde sanık V. ile kardeşi sanık İ. E.'in tekne ile Altınkum Mahallesi çay bahçeleri önündeki plajda tekne ile balık sattıkları sırada yanlarına maktul İ. G. ve ortağı mağdur G.in tekne ile geldiği, aralarında balık satışı nedeniyle tartışma yaşandığı, sanık V.'nin teknesini çalıştırarak olay yerinden ayrıldığı, aynı gün akşam saat 22:30 sıralarında alkollü olan sanık V.nin cep telefonu ile mağdur G.'i arayarak benimle ne alıp veremediğiniz var, benimle niye uğraşıyorsunuz, kendine güveniyorsan yanıma gel dediği ve telefonda karşılıklı olarak küfürleştikleri, telefon görüşmesinden sonra mağdur G.'in ortağı olan maktul İ. G.'ın yanına giderek durumu anlattığı, mağdur E.'i de yanlarına alarak araçla birlikte sanık V.'nin teknesinin bulunduğu yere doğru hareket ettikleri yolda ayrıca mağdur-sanık D.'i ve ayrıca tanıklar Ö. ile C.'ı yanlarına aldıkları, sanık V.'yi de aynı şekilde kardeşi sanık İ. E. ve mağdur-sanık D.ı arayarak karşı grubun geleceğini ve kavga çıkacağını söyleyerek yanına gelmelerini istediği, sanıklar İ. E. ve D.ın olay yerine geldikleri, sanık V.yi sarhoş vaziyette görüp kimsenin olmadığını görünce olay yerinden ayrıldıkları, saat 23:40 sıralarında sanık V.'nin tekrar G.'i aradığı, bu telefondan hemen sonra kardeşi sanık İ. E.'i tekrar arayarak karşı grubun geldiğini ve kavga edeceklerini belirterek sanıklar İ. ve D.ı çağırdığı, sanıklar İ. ve D.ın olay yerine hızla hareket ettikleri, bu sırada sanık E.'in de sanıkların yanına geldiği, karşı grubunda olay yerine gelmesi ile maktul İ. G., mağdur-sanık D., mağdurlar G. ve E. bir tarafta sanıklar V., İ. E., E. ve mağdur-sanık D. ise bir tarafta olmak üzere iki grup arasında hangi tarafın başlattığı belli olmayan saldırı sonucu bıçaklarında kullanıldığı kavga çıktığı, kavga sonucunda maktul İ.in aldığı bıçak yaraları sonucu hayatını kaybettiği, mağdur D.'in hayati tehlike geçirecek şekilde yine mağdur E.'in de sağ göğüs lateral, sağ aksiller, sağ el 2,3 ve 5. parmak ile sol diz bölgelerinden ikisi göğse nafiz olacak şekilde toplam 6 bıçak darbesiyle, pnömotoraks ile birlikte aksiller ven ve artar kesisi sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda;
a) Sanıklar V., İ. E., D. ve E. hakkında mağdur E.'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, mağdur E.'de meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilmek suretiyle alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza belirlenmesi yerine 15 yıl hapis cezası tayin edilerek fazla ceza tayini,
b) Sanıklar V., İ. E., D. ve E. hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçları ile sanık D. hakkında ise kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde; Hangi grubun başlattığı saldırı sonucunda kavganın başladığının belirlenememesi sonucu sanıklar hakkında haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmış ise de; her iki grubun olay yerine kavga için hazırlıklı gelmesi, saldırının toplu olarak ve silahlı (bıçak) yapılması karşısında, kasten öldürme nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar, kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten yaralama suçlarında ise 1/4 ila 3/4 oranları arasında cezadan indirim öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda bir indirim yapılması yerine yazılı şekilde asgari oranda indirim yapılarak sanıklara fazla ceza tayini,
c) Sanıklar V., İ. E., D. ve E. hakkında mağdur D.'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; 07.01.2011 tarih ve 2010/293 E - 2011/3 K sayılı hükümde, sanıklar V., İ. E., D. ve E. hakkında mağdur D.'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde sanıklar için netice olarak 3 yıl 1 ay gün hapis cezası verildiği ve hükmün sadece sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde 14.06.2012 tarihli hükümle ceza tayin edilirken, CMUK 326 maddesi gereğince kazanılmış hakların gözetilmeyerek sanıklara fazla ceza tayini,
d) TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar V., İ. E., D., E. ve sanık D. müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin değişik gerekçeyle kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye nazaran sanık İ. müdafiinin tahliye isteminin reddine, 12.03.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy