MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/ 10 esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında; dolandırıcılık suçu yönünden görevsizlik kararı ile dosyanın ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/293 Esasına kaydedildiği ve anılan mahkemede yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve görevsizlik kararına konu dolandırıcılık suçlarından beraat kararı verildiğinin anlaşılması, sanık müdafınin de aynı suçlara ilişkin ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/ 293 esas, 2011/247 karar sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığı yönünde savunmada bulunması karşısında;resmi belgede sahtecilik suçu yönünden mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından belirtilen dosyanın akıbetinin araştırılması, mümkün olması halinde kamu davalarının birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre resmi belgede sahtecilik sucundan sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini yerine eksik incelemeyle karar verilmesi, ayrıca dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği gözetilmeden anılan suçtan da hüküm kurulması,
2- Belgede sahtecilik suçunda aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olup, suça konu çek asılları duruşmaya getirtilerek, aldatma yeteneği hususunda incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. (suç ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 776 ve 777.) maddeleri uyarınca bonoda tanzim ve keşide yerinin yazılı bulunması zorunludur. Dosyada onaylı örneği bulunan suça konu dokuz adet belgenin incelenmesinde, tanzim ve keşide yerinin bulunmaması sebebiyle senetlerin bono vasfını taşımadıkları ve özel belge niteliğinde oldukları ve sanığın eyleminin “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı,
4- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy