(5237 S. K. m. 155, 158, 204) (2797 S. K. m. 14)
6110 sayılı Yasanın 8. maddesiyle değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesinde yer alan “ceza daireleri arasındaki işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir. Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir.” hükmü ile Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.12.2013 tarih 2013/Bşk-293 esas, 2013/299 sayılı kararı ve istikrarlı diğer kararlarıyla sürdürülen uygulamaya göre, çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır olarak kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın, daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adlî para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalı, ayrıca görevli ceza dairesi belirlenirken, suçun ağırlaştırıcı nedenleri de göz önünde bulundurulmayacaktır.
İncelenen dosya içeriğine göre, 20.03.2009 günlü iddianame ile sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 204/1-3, 158/1-d ve 155/2. maddeleri uyarınca dava açılmış olup, bu itibarla, iddianamedeki anlatıma, temyizin kapsamına, tavsifin ağırlığına, tebliğname tarihine ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dairemiz ile daha önce görevsizlik kararı veren Yüksek 15. Ceza Dairesi arasında doğan görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 22.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy