MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1) Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında,suç tarihinde psikolojik tedavi gördüğünü,ilaç kullandığını,ne yaptığını bilmediğini beyan etmesi, J. Yzb ... 'un vak'a kanaat raporunda,sanığın psikolojik ve ailevi sorunları nedeniyle bilincinin yerinde olmadığı,suçu bilerek işlemediği görüş ve kanaatinin belirtilmesi,benzer nitelikte tanık anlatımlarının bulunması karşısında, sanığın suç tarihi itibariyle TCK'nun 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı saptanarak, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Tanık ...'in 24.06.2008 günlü duruşmadaki anlatımında,nöbet defterindeki suça konu tahrifatın daksil çekilerek yapıldığını,bu şekildeki değişikliklerin okunaklı bir şekilde üzeri çizilerek paraflanmak suretiyle yapılması gerektiğini bu nedenle düzeltmenin yetkili kişi tarafından yapılmadığını hemen anladığını beyan etmesi,bilirkişi Ali Kargulu'nun 18.09.2008 tarihli duruşmadaki anlatımında,suça konu nöbet çizelgesinde yüzbaşı imzası bulunmadığından geçerli olmadığını beyan etmesi karşısında, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, "muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle; dosya kapsamında asılları bulunmayan suça konu nöbet çizelgesi ile nöbet defterinin asılları temin edilip duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy