... Müdürlüğünün 01.09.2015 gün ve 2015-17822/57555 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.09.2015 gün ve KYB. 2015/308968 sayılı ihbarnamesi ile;
Dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 168/2, 52/2, 204/1 ve 62. (iki defa) maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis, 4.160,00 Türk Lirası adlî para ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair .... Ağır Ceza Mahkemesinin 08/04/2015 tarihli ve 2012/135 esas, 2015/115 sayılı kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin...Ağır Ceza Mahkemesinin 13/05/2015 tarihli ve 2015/378 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre her ne kadar suça konu 31/01/2006 keşide tarihli çek bedeli olan 5.000,00 Türk lirasının sanık tarafından katılana ...yolu ile gönderildiğine ilişkin makbuz ibraz edilmesi üzerine, katılanın zararı giderilmiş olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, katılan vekilinin itiraz dilekçesinde paranın halen kendilerine ulaşmamış olduğunu, zira ... havalesinde alıcı olarak yer alan katılanın kimlik bilgilerinin yer almadığını, bu nedenle paranın muhtemelen sanığa iade edilmiş olduğunu beyan ettiği, bununla birlikte yalnızca çek bedelinin ödenmiş olmasının da zararın giderilmesine yetmeyeceği, sahte çekin ödenmemiş olması nedeni ile katılan tarafından başlatılan icra takip dosyasındaki tüm borcun sanık tarafından karşılanması gerektiği, bu konuda 17/03/2015 tarihli duruşmada incelenen .... İcra Müdürlüğünün 2006/3910 esas sayılı dosyasında halen sanığın borcunu ödememiş olduğunun tespit edildiği cihetle, sanığın katılana çek bedelini ödediğine dair 07/04/2015 tarihli makbuz ibraz etmesinden sonra gerektiğinde ...'den havalenin akıbeti sorulup ve katılanın beyanına başvurularak zararın giderilip giderilmediği, kısmi ödemeye rızası olup olmadığı yönünde beyanı alındıktan sonra etkin pişmanlık ve sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde karar verilmesi gerektiği, hali hazırda katılanın zararının giderilmemiş olduğu cihetle, katılan vekilinin itirazının kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamının TCK'nun 158/1-f-son ve 204/1. maddelerindeki nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik olması karşısında, 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı iş bölümü kararına göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 23. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy