...Genel Müdürlüğünün 31.08.2015 gün ve 2015 E/17667/57204 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.09.2015 gün ve KYB.2015/305390 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ...Ağır Ceza Mahkemesinin 24/10/2013 tarihli ve 2013/57 esas, 2013/142 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ...Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2013 tarihli ve 2013/477 değişik iş sayılı kararına yönelik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca yapılan kanun yararına bozma talebinin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25/06/2015 tarihli ve 2015/5462 esas, 2015/27528 sayılı ilâmı ile reddine karar verildiği anlaşılmakla;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarih ve 2013/15 sayılı kararında belirtildiği üzere, itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği değerlendirilerek,
06/11/2006 tarihli ... Kurumu İşe Giriş Bildirgesinde yer alan sanık ....ismi adı altında yer alan imzanın Adli Tıp Kurumunun 06/09/2013 tarihli ve 78255/7532 sayılı raporu ile sanık ...'nin eli ürünü olduğu belirtilmiş ise de, belirtilen tarihte sanık ...'nin 18 yaşını ikmal etmediği, bu kapsamda sanık ...'nin yasal temsilci sıfatıyla işe giriş bildirgesini imzalamasının mümkün bulunduğu Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06/02/2008 tarihli ve 2007/8425 esas, 2008/617 sayılı ilamında, "belgede sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmektedir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan sanığın mağdura zarar vermek kastı ile hareket ettiği ileri sürülemez. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir" şeklinde belirtildiği üzere, sanık ...'nin oğlu olan ... adına imza atmasında evrakta sahtecilik suçu yönünden kast unsurunun bulunmadığı,
Sanıklar ...,... ve...'nun soruşturma ve kovuşturma aşamalarında değişmeyen ifadelerinde, sanık ...'ın sanık ...'e ait şirkette uzaktan bilgisayar ve diğer teknik konularda destek sağladığının beyan edildiği nazara alındığında, sanık...'ın fiilen çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi gösterilerek sigortalı girişinin yapıldığından bahsedilemeyeceği, bu kapsamda sanık ...'nin evrakta sahtecilik suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin dosya kapsamında mevcut bulunmadığı,
Gözetilerek sanığın üzerine atılı evrakta sahtecilik suçundan hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
...Genel Müdürlüğü'nün 31.08.2015 tarih, 2015-E.17667/57204 sayılı yazısında, Dairemizin 25.06.2015 tarih ve 2015/5462 esas, 2015/27528 sayılı kararına karşı CMK'nun 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulmasının istenilmesine rağmen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.09.2015 tarih, 2015/305390 sayılı ihbarnamesi ile dosyanın Dairemize gönderilmiş olması karşısında, mevcut ihbarname kapsamından, Dairemizin anılan kararına karşı 5271 Sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna gidilip gidilmediği anlaşılamadığından, bu konu açıklığa kavuşturularak, itiraz kanun yoluna gidilmesi halinde, dosyanın itirazname ile birlikte iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy